
Çıktık dolandık bulduk bir eczane girdik içeri, bir kızcağız var, tabi bizde ne Almanca ne İngilizce. Derdimizi anlatamıyoruz, biz 'böbrek, taş, anne, mother' falan bir şeyler saçmalıyoruz, kız boş boş bakıyor, sonra Reşit dedi ki 'gel oğlum dışarı çıkalım bir taş bulalım öyle anlatırız derdimizi' dedi,